Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.

Ana Sayfa   |  HASTALIKLAR   |  Sarılık
  
Herbalfarma Enginar Sıvı ekstratı

Enginar bitkisinin doğal extractından Derlenmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı ve dolgu Maddesi içermez Tamamen Doğaldır. 

  40.00 TL     

  
HerbalGold Deve dikeni ekstrakt 60 Kapsül

Deve Dikeni bitkisinin doğal ekstratından Derlenmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı ve dolgu Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  41.00 TL     

  
Bellasoft Deve Dikeni Sıvı Ekstraktı

Orjinal bir üründür. Belgelerimiz sayfamızda gıda tarım ve hayvancılık bakanlığının üretim izni belgesini bulabilirsiniz. türk gıda kodeksi’ne uygun bir şekilde hazırlanmış bir “gıda takviyesi”dir.

  41.00 TL     

  
Yeşilex Deve Dikeni Ekstraktı

Deve Dikeni bitkisinin doğal ekstratından Derlenmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı ve dolgu Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  41.00 TL     

  
Balen Deve Dikeni Ekstraktı

Deve Dikeni meyvesinin extratından üretilmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  28.00 TL     

 

 

SARILIK NEDİR ? ÇEŞİTLERİ ve BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Sarılık; kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucu deri, göz ve mukozaların sarı renk alması durumudur. Halk arasında, viral hepatitle, sarılık karıştırılır ve her sarılık ” viral hepatit” zannedilir. Oysa sarılık bir hastalık değil belirtidir. Çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir, tek bir hastalığa işaret etmez. Örneğin, yeni doğanlarda rastlanan veya ana safra kanallarında taş olması sarılığa sebep olabilir. Fakat viral hepatit’le hiçbir ilgisi yoktur ve bulaşmaz. 

Çeşitleri :

– Hemolitik Sarılık  (Pre-hepatik Karaciğer öncesi nedenler): Bu  tip sarılık  karaciğer  öncesi(pre-hepatik) nedenlerle  oluşmaktadır. Kandaki alyuvarların tahrip olması sonucu safra, kana karışır. Kandaki  alyuvar  hücrelerinin  parçalanmasındaki hızlanmayla ilgili  bazı  kan  hastalıklarında  görülür,   herediter sferositoz, talasemiler (akdeniz anemisi),  gibi  kan  hastalıkları  bu  gruptandır. Hastanın idrar rengi normal, büyük tuvaleti ise koyudur.
 
– Obstrüktif sarılık (Tıkanma sarılığı; Post-hepatik; Karaciğer sonrası nedenler) : Bu  safra  yollarının  bir  taş  veya  tümör  sebebiyle  tıkanması  sonucunda  karaciğer  sonrası (post-hepatik) oluşan  bir  sarılık tipidir. Safra  ile  bağırsağa  atılamayan  bilirubin kanda  birikir. 
Hastalığın neden olduğu sarı renk, önce göz aklarında görülür. Sonra yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara kadar yayılır. Ciltte kaşıntı vardır. İdrarın rengi sarı ile koyu kahverengi arasında, büyük abdest, kil renginde ve fena kokuludur.Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir ve sıkı bir perhiz uygulanır.
 
- Yenidoğan sarılığı: Bu  grup  bir  hastalık  değildir. Kan  uyuşmazlığı  yoksa  genelde kendiliğinden  geçer. Bebeğin  alyuvar  hücrelerinin ömrünün  biraz  kısa  oluşu  ve  karaciğer  hücrelerinin  henüz  tam  olgunlaşmamasına  bağlı geçici  bir  durumdur.
 
– Hepatik Sarılık (Hepatoselüler Sarılık; Karaciğere ait nedenler) : Bir virüsün neden olduğu karaciğer iltihabıdır. İlaç, alkol, herhangi bir  zehirli madde  veya  virüslerle  oluşan  hepatitler  bu  gruptandır. Bu  tip  sarılıkta  diğerlerinden farklı  olarak  karaciğerden  salgılanan  AST(SGOT)  ve  ALT(SGPT)  isimli  enzimler  de  çok yükselmiştir. Karaciğer hücreleri şişer ve safra yolları tıkanır. Belirtileri, yavaş yavaş görülür. Hastada iştahsızlık, ateş, ishal ve kusma vardır. En çok görülen sarılık çeşidi budur.
Hepatite yol açan A,B,C,D,E virüsleri yanısıra daha az sıklıkta farklı virüslerde vardır. 
A virüsü ; ile oluşan bulaşıcı sarılıkta hastanın dışkısı, sarılığın ortaya çıkışından 2 hafta öncesi ile 1 hafta sonrası çok bulaşıcıdır. Bunlar, virüs taşıyan dışkıyla kirlenmiş su ve besin maddelerinin (sebze ve meyvalar) ağızdan alınmasıyla veya virüslü yüzeylere temas eden ellerin ağıza değdirilmesi yoluyla bulaşırlar. A ve E hepatit enfeksiyonları tam olarak iyileşir ve dışkı ile atılırlar.
B ve C virusları ise; Kan yoluyla (akupunktur, mikroplu enjektör ve iğnelerinin kullanılması, kan ve kan ürünlerinin alınması,  ortak jilet veya diş fırçası kullanımı,  diş tedavisi gibi) ve cinsel ilişki ile bulaşırlar. Virüsları taşıyan anneden bebeğe geçişi de mümkündür.Hepatit B ve C hastalarının bir kısmı kronikleşebilmekte ve siroz ,ileride karaciğer kanserine dönüşebilmektedir.
Hepatit C nin toplumumuzdaki yaygınlığı çok düşüktür. Bu sebeple bireysel açıdan tehlikeli bir hastalıktır fakat toplumsal açıdan fazla tehlike arzetmiyor. Özellikle sık sık kan nakli yapılan hastalar ve hemodiyaliz hastaları için ciddi bir tehlike oluşturabilir.
Hepatit B geçirenlerin bir kısmı tam olarak iyileşememekte ve taşıyıcı kalmaktadırlar. B virusu taşıyıcısı, hasta olmasa bile, kanı ve diğer vücut sıvıları ile hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Kan vermemeli ve korunmasız (kondom.) olarak, bağışık olmayan veya aşılanmamış kişilerle cinsel ilişkiye girmemelidir . B virusu hepatitine karşı, Hepatit B aşısı çok güvenilir bir aşıdır, %95 bağışıklık sağlar ve en az 5 yıl devam eder. 
En sık rastlanan belirtiler; karnın sağ üst kadranında ağrı, halsizlik, mide bulantısı, derinin ve gözakının sararması, iştahsızlık ve idrarın koyulaşmasıdır. Kısa süren ateş olabilir.Hastaların bazıları enfeksiyonu sararmadan eklem ağrıları, halsizlik ve hafif ateş ile gripal enfeksiyon gibi geçirirler.