Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.

Ana Sayfa   |  HASTALIKLAR   |  Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
  
HerbalGold Zencefil ekstrakt 60 Kapsül

Zencefil bitkisinin doğal ekstratından Derlenmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı ve dolgu Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  41.00 TL     

  
HerbalFarma Deve Dikeni Kapsülü

Deve Dikeni  Bitkisinden üretilmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  20.00 TL     

  
HerbalFarma Zencefil Kapsülü

 Zencefil Bitkisinden üretilmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  20.00 TL     

  
Balen Deve Dikeni Ekstraktı

Deve Dikeni meyvesinin extratından üretilmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  28.00 TL     

  
Balen Ginkgo Biloba Tablet

Ginkgo biloba extratından üretilmiştir. İçeriğinde Hiçbir şekilde Katkı Maddesi içermez Tamamen Doğaldır.

  28.00 TL     

 

 

UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI

Uyuşturu Madde : İnsanlarda keyif veren, sakinleştirici veya uyarıcı etkileri olan, gittikçe daha fazla alma isteği doğuran, bırakıldığında yoksunluk belirtileri doğuran ilaçlara ve kimyasal maddelere "uyuşturucu madde" denilir.
 
Uyuşturucu Madde Bağımlılığı : Zararlı etkileri bilindiği halde uyuşturucu maddelere karşı duyulan sürekli alma isteğinin engellenememesine "uyuşturucu madde bağımlılığı" adı verilir.
 
Bağımlılar, çoğunlukla kullanımı kontrol edebilecekleri düşüncesiyle madde kullanmaya başlarlar. Nasıl gelişeceği öngöremezler, oysa bir kez kullanım dahi son derece risklidir. İlk kullanımdan itibaren tekrar tekrar madde alma ihtiyacı doğar. Aynı uyuşturucu etkinin sağlanması için kullanım sıklığı ve miktarı artar. Bu kısır döngünün yerleşmesiyle kişi bağımlılık sürecine girmiş olur.
 
Bağımlılık uzun zaman fiziksel ve ruhsal  bağımlılık olarak ikiye ayrılmıştır:
 
Fiziksel bağımlılık : Merkezi sinir sistemi hücrelerinin normal görevlerini yapabilmeleri için alışılan maddeye sürekli ihtiyaç duyulmasına denir. Alışılan maddenin alınmaması halinde vücutta ortaya çıkan belirtilere yoksunluk belirtisi adı verilir ve ölüme yol açacak kadar şiddetli olabilir.
 
Ruhsal (Psikolojik) Bağımlılık : Alışkanlık, itiyat da diyebiliriz. Keyif verici maddeyi belirli aralıklarla alma isteği duyulmasına denir. Kişi madde aldığında rahatlama, doyum ve haz meydana gelir. Yokluğunda ise huzursuzluk duyar. 
 
Günümüzde bu iki tanım birbirinden ayrılmamaktır. Çünkü, kişide hem fiziksel, hem de ruhsal bağımlılık aynı anda görülebilir. Fiziksel bağımlılık kısa bir sürede sonlanabilir. Fakat asıl sorun ruhsal bağımlılığın sonlandırılmasıdır. Bu daha uzun bir süreç ve çaba gerektiren bir durumdur.

Bağımlılığı Oluşturan Maddeler :

   1- Sakinleştirici - Yatıştırıcı Maddeler : (Hipnotik-Sedatif ve Anksiyolitikler)
Merkezi sinir sistemine depresan olarak etki yapar. Korku, heyecansal gerginlik, kaygı gibi durumlarda, doktor tarafından verilir.
 
   2- Uyarıcılar : 
Amfetaminler vb maddeler : Uyanık kalabilmek ve uzun süre dikkatini odaklaştırabilmek için öğrencilerin özellikle sınav zamanlarında başvurdukları ilaçlardır.
 
Kokain : Amfetaminler gibi tıbbi amaçlı değil, uyuşturucu bağımlıları tarafından kullanılır. Burun yoluyla alındıktan sonra merkezi sinir sistemini uyarır, kalp vuruşları ve cinsel duygular artar, kan basıncı ve solunum hızlanır, aşırı bir neşe ve taşkınlık hali yapar. Kokain, beyin kanaması, beyin damarlarında tıkanma, epilemi, myokard infarktüsüne (kalp krizi) neden olabilir, solunum durabilir, ölüm meydana gelebilir.
 
Ecstasy : Tablet ve kapsül şeklinde, etkileri amfetaminlere benzer. Alındıktan sonra 20 dk içinde canlılık, enerji, algılamada artış başlar. Cinsel yönden uyarıcıdır. Geçici paronaya ve uykusuzluğa sebep olur.
 
Kafein (caffeine) : Ortalama bir fincan kahvede 100-150mg kafein vardır. Bir günde 1gr veya daha fazla kafein  alındığında, kalp çarpıntısı, kendini ifade edememe görülür. Devamlı kullanılması, mide ve kalp hastalıklarını ağırlaştırabilir.
 
   3-Hallüsinasyon meydana getirenler : (sanrı ve hayal gördürücüler)
 
   4-Esrar (Kannabis) : 
Hint kenevirinin yaprak, filiz ve çiçek tohumlarından elde edilir. Kullandıktan sonra kişinin refleksleri bozulur ve dikkat gerektiren işlevleri yapamaz. Uzun süreli kullanımda bronşit ve akciğer kanseri gibi  hastalıklara yol açabilir.
 
   5-Uçucular : (Tiner, gazolin, benzin, bali gibi yapıştırıcılar) : 
Koklamanın arkasından aşırı keyif hali, kulak çınlaması, sersemlik ve vücudu bir noktada tutabilme güçlüğü ortaya çıkar.
 
   6-Opioidler : 
Dilimizdeki karşılığı "afyon" veya "haşhaş"tır. Uyuşukluk ve uyku yapar. Solunum hacmi azalır.
 
Eroin : Afyondan elde edilir ve bir iki kullanımdan sonra süratle bağımlılık yapar. Doz artırımı, hızla öldürücü düzeylere kadar varabilir. Etkisi 8 saat sürer ve şiddetli yorgunluk belirtileri olduğu için tekrar alma ihtiyacı duyulur. Şiddetli kas ağrıları ve kramplar görülür.

Uyuşturucu Maddelerin Etkileri :

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bütün iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa sebep olur.
  • Karın ağrıları, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, mide ve bağırsak spazmlarına veya kanamalarına neden olur.
  • Zehirlenmelere ve sonucunda ölümlere sebep olur.
  • Kişinin çevreye uyum yeteneği azalır, giderek ailesinden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır ve genellikle buna ağır bunalımlar eşlik eder.

Uyuşturucu Bağımlılığının Genel Sebepleri :

  • Kişilik sorunları: Özellikle aşırı güvensiz, engellenmeye dayanma tahammülü olmayanlar, bağımlı, içe dönük ve depresif kişilerde daha sık görülmektedir.
  • Çevresel etkenler: Ailesinde madde kullanımı olan kişilerde veya arkadaş, komşu v.s. gibi çevresinde madde kullanımının yaygın olması da riski artırmaktadır. Genellikle özenti şeklinde başlayıp, bağımlılığa kadar gitmektedir.
  • Stres : Eğer bireyde bir psikiyatrik rahatsızlık varsa, madde kullanım riski artmaktadır. 

Gençlerin Madde Kullanmaya Başlama Nedenleri :

1- Merak ettikleri için; Gençler, maddenin yaratacağı etkiyi merak ettikleri için yaşıtlarıyla birlikteyken madde alabilirler. 
 
2- Kişisel Yatkınlık; Duygusal açıdan dengesiz, alışılmış kurallara karşı baş kaldırabilen, çabuk parlayan olgunlaşmamış gençler, çevrelerine uyumda güçlük çekerler. Denemeye ve yeniliğe duydukları merak sebebiyle de madde alabilirler.
 
3- Bozuk Aile İlişkileri;
  a-) Ayrı Anne-Baba 
  b-) Anne Baskısı 
  c-) Sosyopat Baba 
  d-) Ailenin Çocuğu Yetiştirme Tarzı 
 
4- Toplumsal Nedenler
 
5- Eski-Yeni Nesil Çatışması
 
6- Şehirleşme Problemi
 
7- Stres; Bir çok bağımlı, madde kullanmaya başlama nedenlerini yenilgiler, başarısızlık, hastalık, işten atılma, ölüm, ayrılık, mutsuzluk gibi nedenlere bağlayabilir. 

Bir gencin madde aldığından şüphelendiren şeyler nelerdir:

  • Geceleri çok sık dışarı çıkması ve bar disko gibi eğlence yerlerine çok sık gitmeye başlaması,
  • Çok para harcamaya veya istemeye başlaması,
  • Eski arkadaşlarını teker teker ve kısa sürede terk edip, çok sık beraber olduğu yeni arkadaşlıklar kurması ve kim olduklarından ailesine bahsetmemesi,
  • Kendisine ait olmadığını bildiğiniz eşyalarla gelmesi ve bunları bir daha görememeniz,
  • Gece saatlerinde bile gelen bir telefonla apar topar dışarı çıkması veya cevapsız telefonların sayısında belirgin artış olması
  • Uyku düzeninin bozulması
  • Ani kilo kayıpları ve iştah sorunlarının olması
  • Vücudunda ve ellerinde daha önce görmediğiniz titremelerin olması ve  birçok aniden değişen sosyal ve fiziksel şartların olması.
  • Göz çevresinde kızarmalar, donuk bakışlar olması.

Çocuğunuzun Madde Kullandığını Öğrendiğiniz Zaman Ne yapmalı?

  • Kişi maddenin etkisi altındayken konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Empati yaparak onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Önyargılarınızın farkına varın, böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Bir uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, asla benim çocuğum  kullanmaz.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.” veya “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” gibi
  • Kendini ve eşini suçlama: “Biz iyi anne-baba olamadık.” ya da “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” 
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”
Önleyici faktörler :
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşına  uygun olan doğru bilgilendirme
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar
  • Okulda başarılı olma

Tedavi için

Uyuşturucu madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan birey ve yakınları hastanelere bağlı AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri) ile psikiyatri kliniklerine başvurup tedavi olabilirler. Doktor ve hasta işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2 ila 6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve 1 yıl süreyle psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir. 
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün...

  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanım süresine ve kullanılan maddenin cinsine  göre değişiklik gösterir.
  • Bu süreçte doğru iletişim kurulmalı ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Maddeyi bireyin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.